ERENKÖY HALKI YARDIM BEKLİYOR

Birkaç seneden beri bölgemizde yaşanan sel felaketlerinden en fazla etkilenen köylerden bir tanesi de Erenköy.

Afet bölgesi olan köyümüz, ne yazık ki devletimiz tarafından dikkate alınmamaktadır.

Cami yanında köyün ileri gelenleri ile konuşuyoruz:

Söze geçmiş yıllardan başlıyorlar. 60 lı yılların başında, belki de bir ilki başararak kendi imkanlarımızı kullanarak köyümüze yol getirdik. İleriki yıllarda Almanya’da çalışanlar sayesinde kazıcı kepçe ve bir kompresör köyümüze kazandırdık. Bu araçlar köyümüzde yaklaşık 80 km lik yol yaptılar. Yapılan  çalışmalara, devletimizin katkısı belki de hiç veya çok az olmuştur.

 

Şimdi 21. yüzyıla geldik ve köklü aile yapılarıyla ünlü köyümüz, ne yazık ki kaderine terk edilmiş. Bölgemizde tüm belediyeler ve köyler yardım alırken, nedense devlet bizi unuttu. Her afetten sonra birkaç kamyon stabilize göndererek  köy halkı avutuluyor.
Erenköy’lü olarak kalıcı yardım bekliyoruz. Son felakette birkaç kamyon stabilize malzemesi ile yetindirilen bizler, çok büyük haksızlığa uğradığımızı düşünüyoruz. Yollarımız bakımsızlıktan işlemez durumda. Köyümüzde yaşamak bir çile haline gelmiştir.
Bu arada yaşlı bir amca söz aldı.: Bizler artık yaşlandık. Köyümüzü çok seviyoruz. Çocuklarımız dışarıda. Onları yaz tatillerinde dört gözle bekliyoruz. Sağ olsunlar onlar da bizleri kırmıyorlar ve geliyorlar. Allah razı olsun. Her defasında köy yollarının kötü olması sebebiyle arabalarına büyük hasar vererek geri dönüyorlar.
Köy sakinlerinden başka birisi: Yaşanan sel felaketi ardından bölgeye devletimiz tarafından büyük yardım gönderildi fakat nedense yapılan yardımlar köyümüze uğramadı. Suçumuz ne bunu bilmek istiyoruz. Vatanı için seve seve canını feda eden köy halkı, artık dayanamaz hale gelmiş bulunmaktadır. Devlet büyüklerine sesleniyoruz lütfen bizleri görsünler.
Yan tarafta oturan söz aldı: İstanbul’da faaliyet gösteren derneğimizden bahsetti. Derneğin bu zamana kadar köyümüze çok az yardım ettiğini, devletimiz bizleri unuttu, onlarda mı bizi unuttu. Köyümüz ve köylülerimiz için kurulan bu dernekten daha fazla yardım bekliyoruz. Dernek yetkililerinden  bu konuda bir şeylerin yapılmasını bekliyoruz. Rica ediyoruz bizleri unutmasınlar.

Köylüler arasında konuşma devam ederken başka birisi söz aldı.:

Çok değerli kızımızı Ankara’ya vekil olarak gönderdik. İnşallah o bize yardımcı olur.

ERENKÖY HABER olarak millet vekili seçilen değerli Aşkin Asan Bacımızı kutluyoruz. Umarız  sayesinde sesimiz duyulur.

 

Sigaron’da camide sohbet ediyoruz. Gelincik sakinlerinden birisi, kendisini ziyarete gelen bir arkadaşının arabası, yaşanan sel felaketi yüzünden bir kaç günden beri evlerinin yanında mahsur kaldığını ve kurtarılmasını beklediğini bizlere iletti. Biz de elimizden bir şey gelmediği için, Allah yardımcın olsun dedik.

Başka bir gün çay alım evinin önünde köy halkıyla sohbet ediyoruz. Konu aynı. Köy muhtarı da devletin ilgisizliğinden yakınıyor.

Çaylarını verebilmek için perişan olan millet, hallerinden belli oluyor. Yaşı ilerlemesine rağmen Tufan Amcayı ter içinde görüyoruz. Allah ömrünü uzun etsin. O da aynı dertten söz ediyor. Artık köyde kimi görsek konu aynı. Herkes ilgisizlikten yakınıyor.

 

Köylülerle konuşurken, Şükrü Ağabey karşımıza çıkıyor. O da köyde arabasının mahsur kaldığını, yolun açılmasını beklediğini söyledi ve ekledi: Her sene aynı durum. Nedir çektiğimiz. İşimizden gücümüzden olduk.

Fakat en ilginç olanı, özel bir firmaya ait kamyon şoförünün söyledikleri idi:

Yahu kardeşim ben sayısızca köylere gittim. Yolları bu kadar kötü olan başka bir köye rastlamadım. Yaptığınız işi de tam yapmıyorsunuz. Köyün girişinde uzunca bir yere  yolun tek şeridine beton döktünüz. Kamyonla gelirken başka bir arabaya yol verirken aşağıya yuvarlanıyordum. Yolun yapılması için illa birkaç kişinin ölmesini mi bekliyorsunuz.

 

Bu arada köy kadınlarının da neler çektiğini belirtmek istiyoruz. Çay alım evinin önünde 50 kiloyu geçen çay bohçaları görüyoruz. Bu bohçaların tümü insanların sırtıyla taşındığını belirtmek istiyorum.

Yaşanan afet dolayısıyla araba yolu olmadığı için, uzun bir yoldan  çay taşıyan  kadınlardan bir yengemizin söylediklerini duyunca hüzünlendik. Gördüğümde kendisi kan ter içindeydi. Yavrum bu bizim çektiğimizi bir Allah bir de biz biliriz dedi. Belki de böylesi dünyada görülmedi. Ben bu köye sonradan gelin geldim. Bu köyü  iyi dediler, ben de kandım geldim. Meğerse buralar bizim oradan çok  daha kötü. Köyümüzün bir de iyi tarafından bahsetti. Kocalar karılarına çok fazla yardımcı oluyorlar. Bu iyi tarafı. Burada ev içinde kadınlar söz sahibi. Ne yazık ki yengemizin kocası 15 sene önce vefat etmiş, bir oğlunu da geçen sene kaybetmiş. Diğer çocukları da ara sıra kendisini ziyarete geldiklerini söyledi.  Biz kendisine tekrar başı sağ olsun diyoruz. Yaşı 70 lerde olan bu yengemize Allah başka acı vermeden uzun ömürler dileriz.

Değerli yengemizin çektikleri sadece bir örnek.. Köyümüzde bu şekilde yaşayan bir çok annemiz bu şekilde yaşamaktadır.

Devletimizin yardım elini uzatmasını seslice bağırarak anlatmaya çalışan Remzi Şahin Abimiz. Bu kadar çile yeter. Halimizi görüyorsun. Zor durumdayız. Allah rızası için bize yardım edilsin.Çayımızı satmakta dahi zorluk çekiyoruz. Fabrikalar kapanıyor çay paraları ödenmiyor. Devletimiz bizleri desteklemesini istiyoruz.
Konu aynı konu sel felaketi, köyümüz ve köylülerimizin düştüğü durum.   

 

 

 

 

 

 

 

21. Asırda köyümüzde  bunlar yaşanmaktadır. 

Devlet büyüklerine duyurulur.

18 Ağustos 2007

ERENKÖY HABER

 

Copyright © 2007 Powered by  Erenköy Group